İtiraf ediyorum: Claude’u kullanmanın en kötü yolu, “prompt yazmak”.
Claude’a prompt yazmayı bıraktığım gün işim daha kolaylaştı
Yapay Zeka 101 eğitimlerinde ilk öğrettiğim şey prompt yazmak. “Prompt yapay zekanın iletişim dili” diyorum. Katılımcılara sistem promptu tasarlatıyorum, rol atama öğretiyorum, zincir düşünce tekniklerini gösteriyorum. Yüzlerce hatta binlerce kişiye bunu anlattım.
Ve biliyorsunuz ben tutkulu bir Claude kullanıcısıyım.
İtiraf ediyorum: Claude’u kullanmanın en kötü yolu, “prompt yazmak”.
Prompt yazmayı öğretmek doğru. Ama prompt yazmaya takılıp kalmak yanlış. Özellikle Claude’da.
Eski yol: Her sohbet sıfırdan
İyi prompt yazmak sorunu çözmüyor, sorunu her gün yeniden yaratıyor. Çünkü her sohbette sıfırdan başlıyorsun. Claude seni hatırlamıyor. Tarzını, kurallarını, geçmiş işlerini hatırlamıyor. Sen de her seferinde aynı bağlamı tekrar tekrar yazıyorsun.
“Emoji kullanma, uzun tire kullanma, ‘günümüzde’ ile başlama”…
Prompt yazmak bitmedi. Ama Claude’da prompt yazmak artık giriş seviyesi. Asıl beceri bir üst katmanda: bağlam mühendisliği.
Prompt mühendisliği mi, bağlam mühendisliği mi?
İkisi arasındaki farkı yemek metaforuyla anlatayım.
Prompt mühendisliği bir sipariş vermek gibi. Her öğün restorana gidiyorsun, menüye bakıyorsun, yemeğini tarif ediyorsun. “Tuzsuz olsun, az pişmiş olsun, yanında roka salatası” diyorsun. İyi sipariş verirsen iyi yemek gelir. Ama her seferinde aynı konuşmayı tekrarlıyorsun.
Bağlam mühendisliği ise kendi mutfağını kurmak. Dolabında ne var, hangi baharat rafta, hangi tarifler duvarda asılı, bunları bir kere düzenliyorsun. Sonra mutfağa girdiğinde “bugün ne pişireyim” demen yeterli. Mutfak seni tanıyor.
Claude Cowork tam da bu. Mutfağını kuruyorsun. Bir kere.
Kırılma: Cowork ile bağlamı kalıcı hale getirmek
Birkaç hafta önce “Claude Cowork ile 1 Haftada Ustalaşın” yazımda Cowork’ün klasör yapısını detaylı anlattım. HAKKIMDA, ÇIKTILAR, ŞABLONLAR. Üç klasör. İlk 22.000 kelimelik dosyamı 2.000 token altına indirmek. Global talimatları ayarlamak. Token tasarrufu stratejileri. Her şey oradaydı.
Ama o yazıda bir şeyi eksik bıraktığımı fark ettim. Klasör yapısını anlattım, dosyaların içine ne yazılacağını tam anlatmadım.
Daha evvel “Prompt Yazmak Yetmez, Kendini Yazman Lazım” yazısını yazdım. Tezim şuydu: Claude’a teknik talimat vermek yetmiyor. Claude’un seni tanıması lazım. Zevkini, nefret ettiğin şeyleri, karar verme tarzını. Dosyasız Claude’da yazının %50’sini yeniden yazıyorsun. Dosyalı Claude’da %10’unu düzeltmen yetiyor.
O yazıda 100 soruluk mülakat promptunu da paylaştım. Kimlik, inanç, iletişim tercihleri, yazım mekanikleri, kesin hayırlar, kırmızı bayraklar. Kendini Claude’a anlatmanın sistematik yolu.
Bu iki yazı temeli attı. Ama bir sorun kaldı.
Sorun: Dosyaları yönetmek
Cowork metin dosyaları üzerinde çalışıyor. Uzantısı .md. Markdown dosyası. Bilgisayarda çift tıklayınca TextEdit açılıyor. Başlıklar hashtag olarak görünüyor. Kalın yazılar iki yıldız içinde. Bağlantılar köşeli parantez içinde.
İroni şurada: “Kendini yazman lazım” diyorum, sonra insanlar kendini yazacak dosyayı açamıyor.
Bağlam mühendisliğinin en zor kısmı teknik değil. Bağlamı yazmak değil, bağlamı güncel tutmak. Eğer dosyalarını düzenlemek zahmetliyse, düzenlemiyorsun. Ve eski bağlam, yanlış bağlamdır. Üç ay önce yazdığın “hedeflerim” dosyası bugün geçerliliğini yitirmiş olabilir. Güncellenmemiş bağlam, bağlam yokluğundan daha tehlikeli.
Yeni bakış: Obsidian
Obsidian ücretsiz bir uygulama. Bir klasör seçiyorsun, o klasördeki tüm markdown dosyalarını Google Docs gibi temiz bir arayüzde gösteriyor. Başlıklar başlık gibi görünüyor. Yan tarafta navigasyon. Her dosya içinde arama. Dosyalar arası bağlantı.
Ve en önemlisi: dosyaları değiştirmiyor. Sadece okunabilir hale getiriyor. Cowork hâlâ aynı .md dosyalarını okuyor. Ben sadece daha insani bir arayüzden düzenliyorum.
Kurulum 1 dakika sürdü. İndir, aç, Claude Cowork klasörümü “vault” olarak seç, bitti.
Şu anda yaptığım şey şu:
Sabah Obsidian’ı açıyorum, dün Claude’un ürettiklerine bakıyorum, kendi dosyalarımı güncelliyorum
Öğlen Cowork’te çalışıyorum, çıktıları otomatik aynı klasöre düşüyor
Akşam Obsidian’da arama yapıyorum, geçmiş işlerimi buluyorum, fikir üretiyorum
Obsidian bağlam mühendisliğinin arayüzü oldu benim için.
Claude’un beynini Obsidian’da düzenliyorum, Claude o beyinle çalışıyor.
Üç yazının hikayesi: Bir bağlam mühendisliği yolculuğu
Geriye dönüp baktığımda bu üç yazı aslında bir seri.
Birinci yazıda (”Prompt Yazmak Yetmez, Kendini Yazman Lazım”) dosyaların içini doldurdum. 100 soruluk mülakatla kendimi yazdım. Zevkimi, nefretlerimi, kararlarımı, kırmızı bayraklarımı sistematik olarak aktardım.
İkinci yazıda (”Cowork ile 1 Haftada Ustalaşın”) klasörü kurdum. Yapıyı oluşturdum. Claude’a “nereye bakacağını” söyledim.
Bu yazıda ise bağlamı güncel tutmanın yolunu buldum. Obsidian ile dosyalarımı kolayca düzenleyebilir, arayabilir, güncelleyebilir hale geldim.
Prompt yazmak bitti mi?
Hayır. Prompt yazmayı öğretmeye devam edeceğim. Çünkü prompt, yapay zeka ile iletişimin ve düşünmenin temeli. Temeli bilmeden üst kata çıkamazsın. Yapay zeka 101’de “prompt yapay zekanın iletişim dili” demeye devam edeceğim. Bu doğru.
Ama şunu da ekleyeceğim: prompt iletişimin dili, bağlam iletişimin hafızası. Dil olmadan konuşamazsın, hafıza olmadan ilişki kuramazsın. Claude ile tek seferlik sohbet istiyorsan prompt yeterli. Claude’un seni tanımasını, seninle büyümesini, her oturumda daha iyi sonuç vermesini istiyorsan bağlam kurman lazım.
ChatGPT hafızasını kendi yönetiyor, sen fark etmiyorsun bile. Claude farklı bir yol seçti. Sana dedi ki: “Bağlamını sen kur, ben okuyayım.” Bu daha şeffaf, daha kontrollü, ama daha fazla emek istiyor. Ve tam da bu yüzden çoğu kişi Claude’dan yeterli verim alamıyor. Prompt yazıyor ama bağlam kurmuyor.
Yapay Zeka 101 dersi prompt mühendisliği. Yapay Zeka 201 dersi bağlam mühendisliği. Çoğumuz hâlâ 101’de takılı kaldı.
İnsan tarafı
Cowork + Obsidian sihirli değil. Claude hâlâ senin tarzını kopyalıyor, yaratmıyor. Eğer dosyalarına boş şeyler yazarsan, çıktı da boş oluyor.
“Kendini yazman lazım” yazısında söylediğim şey burada tekrar karşımıza çıkıyor: zevk, sadece sevdiğin şeyler değil, reddettiğin şeyler. Güçlü zevki olanlar neyi yapmayacaklarını bilir, bu imzalarıdır. Claude’a “güzel yaz” demek hiçbir işe yaramıyor. “Uzun tire kullanma, üçlü liste zorunluluğu yok, ‘günümüzde’ ile asla başlama” demek işe yarıyor. Bağlam spesifik olmak zorunda.
İlk başta dosyalarımı hızlıca, üstünkörü doldurdum. Sonuçlar vasattı. Sonra bir hafta ayırıp 100 soruluk mülakatı kendime uyguladım. Ses profilimi, nefret ettiğim kelimeleri, benzetme tercihlerimi, hedef kitlemi ayrıntılı yazdım. Dosyasız Claude’da yazımın yarısını silip yeniden yazıyordum. Dosyalı Claude’da %10’unu düzeltmem yetiyor.
Bağlam mühendisliğinin gerçek zorluğu burada: kendini metin dosyasına dökecek kadar iyi tanıman gerekiyor. Bu da bir koçluk egzersizi aslında. Yapay zekayı eğitmek için önce kendini eğitmen lazım.
Aksiyon listesi
Claude Pro aboneliğin var mı kontrol et ($20/ay minimum)
Claude masaüstü uygulamasını indir, Cowork’ü etkinleştir
Cowork klasör yapını kur (detay için: “Claude Cowork ile 1 Haftada Ustalaşın” yazıma bak)
Kendini yaz. Hızlı profil kartıyla başla, 100 soruluk mülakatla derinleştir (detay için: “Prompt Yazmak Yetmez, Kendini Yazman Lazım” yazıma bak)
Obsidian’ı indir, Cowork klasörünü vault olarak seç
Her hafta Obsidian’da dosyalarına 10 dakika ayır. Değişen hedef, yeni tercih, yeni nefret varsa güncelle
Bonus: Dosyalarını yazdıktan sonra oku ve sor: “Bu dosya beni tanımayan birine beni anlatır mı?” Hayırsa, yeniden yaz.
Tartışma
Prompt yazmak Claude’da 12 ay içinde tamamen ortadan kalkmaz. Ama ağırlık merkezi kayıyor. Tek seferlik sohbet promptlarından kalıcı bağlam dosyalarına geçiş başladı. Bu geçişi erken yapanlar, yapay zekadan çok daha iyi sonuç alacak.
Sence bağlam mühendisliği ayrı bir disiplin mi olacak, yoksa prompt mühendisliğinin doğal evrimi mi? Ben ayrı bir disiplin olduğunu düşünüyorum, çünkü gerektirdiği beceri seti farklı. Prompt yazmak dilbilim becerisi. Bağlam kurmak bilgi mimarisi becerisi. İkisi aynı kas grubunu çalıştırmıyor.
Yanılıyor muyum? Yorumlarını bekliyorum.



