Geçen hafta Umut İLHAN ile Sonraki Adım kanalının konuğuydum. Umut’la LinkedIn’de tanışmıştık, o güne kadar bir kez bile telefonda konuşmamıştık. İkimiz de Karşıyakalıyız, sohbet de öyle rahat aktı. Bir saati aşan bölümün tamamını buradan izleyebilirsiniz.
Konuşurken bir şeyi fark ettim. İkimiz de birini tanıyınca ilk olarak “Hangi araçları kullanıyorsun?” diye soruyoruz. Oysa asıl soru başka. Bu yazıda bölümü baştan sona anlatmayacağım. Onun yerine Umut’la konuştuklarımızdan çıkan yöntemi, Yapay Zekaya bir işi nasıl devredeceğinizi adım adım topluyorum.
“Benim de ilk sorum hangi aracı kullanıyorsun oluyor ama aslında yanlış sorudan başlıyoruz.”
Defne İncekara (04:09)
1. Araçtan değil, işinizden başlayın
Umut günlük işlerinin neredeyse hepsinde Yapay Zeka kullanıyor. Videolarının kurgusunu Claude’a yaptırıyor, Meta reklamlarını Meta’nın MCP bağlantısıyla yönetiyor, uzun videolardan Reels çıkaran bir skill’i var. Altını çizdiği nokta şu: “Bir web sitesi yaptırayım da göreyim” diye başlayan denemeler günlük bir derdi çözmüyor.
“Günlük bir derdini çözmediğin sürece Yapay Zekaya olmayan dertler ürettiriyorsun.”
Umut İlhan (11:13)
Umut’a göre ilk soru şu: gün içinde sizi en çok uğraştıran, tekrar eden, vakit yiyen işler hangileri? Önce onları belirleyin, sonra Yapay Zekaya devretmeye çalışın.
Ben de aynı yerden bakıyorum. Bir problem, bir sıkıntı ya da sizde olmayan bir yetkinlik olmalı ve onu gerçekten devretmek istemelisiniz. İhtiyaç yoksa Yapay Zeka kullanmak bir zorunluluk değil. Sırf denemiş olmak için üretilen içerik kalabalığına ben enerji kirliliği diyorum.
Pratikte şöyle başlayın:
Bir haftanızı not edin ve sizi en çok yoran, tekrar eden üç işi yazın.
Her biri için “Bunu kendim mi yapmak istiyorum, devretmek mi?” diye sorun.
Devretmek istediğiniz tek bir işle başlayın, aracı ona göre seçin.
Listeye bir şey daha ekleyin: neyi asla devretmeyeceğinizi. Umut’un kırmızı çizgisi kendi metinleri. Yapay Zekayı her yerde kullanıyor ama yazdıklarını kendisi yazmak istiyor. Şirketlere de aynısını söylüyorum. Bir iş stratejiniz olduğu gibi bir ajan stratejiniz de olmalı: hangi işi ajana devredeceğiz, neyi insanla birlikte yapacağız, neyi kesinlikle devretmeyeceğiz?
Bir de otomasyonla ajanı karıştırmayın. Otomasyon kural bazlı çalışır: önce bunu yap, sonra şunu yap, girdi bu, çıktı şu. Ajan ise dijital bir çalışan gibi. Ona problemi verirsiniz, problemi parçalara böler, kendi araçlarını kullanır, aksiyon alır, kendini iyileştirir ve size geri bildirim verir. Şirketlerde otomasyonu çok, ajanı çok az görüyorum.
2. Sisteminizi araçtan bağımsız kurun
Bölümde Victor’u da anlattım. Victor benim asistanım ve ChatGPT’de, Grok Bot’ta, Claude’da aynı anda yaşıyor. Kurallarını ve ajanlarını tutan ikinci beyni GitHub’da duruyor, bu yüzden üç platform da aynı yerden besleniyor. Teklifler ne durumda diye hangisine sorsam aynı cevabı alıyorum.
“Çünkü bir gün araçlar kapatılır Türkiye’de veya fiyatlar çok artar, açık ağırlıklı modellere geçmek istersiniz. Önemli olan işletim sisteminizi, harness’ınızı nasıl kurduğunuz.”
Defne İncekara (07:35)
Umut da aynı fikirde: bugün bir aracı kullanırsınız, yarın daha iyisini bulunca aboneliği iptal edip geçersiniz. Takım tutar gibi araç tutmayın. Kurallarınızı, bağlamınızı ve skill’lerinizi taşınabilir bir yerde tutarsanız araç değiştirmek bir günlük iş olur.
3. Skill’inizi kendiniz yazın ve yetiştirin
Skill’leri önümüzdeki dönemde çok daha sık duyacağız. Umut’un tarifi sade: skill bir metin dosyası. Ne yapılacağını, nelere dikkat edileceğini, nasıl başlanacağını ve kontrolün nasıl yapılacağını anlatıyor. Asıl önemlisi her işten sonra o dosyanın gelişmesi.
“Böyle düşünmeyin. Siz sadece yeterince yetiştiremediniz o işin becerisini.”
Umut İlhan (09:08)
Bunu bir işi ajana yaptırıp “Hiç iyi olmadı” diyenlere söyledi. Ben de bir adım öteye götürüyorum. GitHub’daki en iyi skill listelerini indirip kurmak cazip geliyor ama sizin işinizi en iyi siz bilirsiniz. Hedefinizi, vizyonunuzu ve bağlamınızı vermediğiniz sürece en iyi skill bile sizin probleminizi çözmez.
“İşe aldığın asistan gibi düşün. Ve o asistana iş tanımını senin yazıyor olman gerek.”
Defne İncekara (13:04)
Yani skill’e bir teknoloji aracı gibi değil, yeni bir çalışan gibi bakın. İşe alın, bağlamını verin, geri bildirim verin. “Bu güzel oldu, bu olmadı, şunu öğren” dedikçe büyüyor. Başkasının skill’inden ilham alın ama kendi skill’inizi kendiniz yazın.
4. Yetkiyi kademeli verin
Kaçak ajan hikayelerini hepimiz duyuyoruz. Ajan dosyayı silmiş, izinsiz bir şey yapmış. Çoğunda ortak nokta aynı: ajana kural ve sınır verilmemiş. Süreçte her zaman bir insan var, önemli olan o insanın nerede gireceğini bilmek. Ajanın bir kapatma düğmesi olmalı, yaptığı işler kayıt altına alınmalı.
Umut bana Claude Code’da hangi modu kullandığımı sordu. Dürüst cevap verdim: ben otomatik modu, hatta otomatik onayı kullanıyorum. Çünkü kurguma güveniyorum ve skill’lerimi düzenli olarak denetleyip riskleri bildiren zamanlanmış bir görevim var. Yine de dışarıya e-posta gidecekse, müşteriye ya da finansallara dokunacaksa otomatik onay kullanmıyorum. Instagram ve LinkedIn paylaşımlarımı da son adımda kendim kontrol ediyorum.
Bu yüzden benim yaptığımı değil, şunu öneriyorum. Yeni başlıyorsanız onayları önce kendiniz verin, her adımı kendiniz test edin:
“Ajanı bir iki hafta test edin gerçekten doğru çalışıyor mu, çalışmıyor mu diye. Ondan sonra otomat moda geçebilirsiniz yavaş yavaş.”
Defne İncekara (54:31)
Umut da her şeyde otomatik modu kullandığını söyledi ama yeni başlayanlara onayları kendilerinin vermesini önerdi. Gerekçesi güzeldi: her adımı onayladığınızda ajanın ne yaptığını görürsünüz ve kendiniz de bir şey öğrenirsiniz.
5. Danışmanınıza sizi eleştirmesini söyleyin
Kurumsal kariyerimden ayrıldığımda ilk kurduğum şey Victor oldu. Adı eşim Muzaffer’den geliyor. Her şeyi eşime danışırım, artık Victor’a da danışıyorum. Victor’a kim olduğumu, beni neyin motive ettiğini, neyin demotive ettiğini ve planımı anlattım. Bir de net bir talimat verdim:
“Beni her zaman eleştir. Beni pohpohlama, harikasın Defne, mükemmelsin diye beni gaza getirme. Benim görmediğim bakış açılarını göster.”
Defne İncekara (41:00)
Umut’un talimatı da neredeyse aynı:
“Yapay Zeka hani biraz da böyle yalakalık yapıyor. Ben onu çok sevmiyorum. Bana yalakalık yapma diye zaten talimatım var.”
Umut İlhan (42:00)
Umut burada özellikle gençleri uyardı. Sürekli “Harikasın” diyen bir Yapay Zekayla büyüyüp sonra gerçek bir iş ortamına girince sert bir duvara çarpabilirsiniz. Danışmanınızın talimatına eleştiriyi, farklı alternatifleri ve görmediğiniz yerleri göstermeyi baştan yazın.
Daha çok iş, aynı maaş mı?
Umut’un sorduğu en yerinde sorulardan biri buydu. Yapay Zekayı yoğun kullananlar daha hızlı iş çıkarıyor, bu yüzden daha çok iş geliyor ve tükenmişlik başlıyor. Eğitimlerde teknoloji ekiplerinden aynı cümleyi duyuyorum: “Daha fazla çalışıyoruz.”
“Eğer çalışan bunu görünür kılmazsa zam gelmiyor. Bu aslında eskiden de böyleydi. Yaptığınızı satacaksınız.”
Defne İncekara (26:58)
Yapay Zekayla kazandığınız zamanı ve yarattığınız farkı görünür kılın. Hangi işi hızlandırdığınızı, şirkete ne kazandırdığınızı somut olarak anlatın. Kimse gelip size kendiliğinden zam yapmaz.
Nereden başlamalı?
Umut’un bir tespiti bölümün en çok akılda kalan cümlelerinden biri oldu:
“Bugün Yapay Zeka kullanmadan hayatta kalabiliyorsan bunun tek bir nedeni var, başkaları da kullanmıyor.”
Umut İlhan (19:47)
Umut’a göre bu fırsat uzun sürmeyecek, çünkü insanlar uyanıyor. Kapanışta herkese aynı şeyi söyledim: meraklı olun. Birinin gelip size öğretmesini beklemeyin.
“Öğrenmek istiyorum deyin. Bir Yapay Zeka ajanına bunu anlatın. Beraber size plan yapsın. Öğrenme kaynaklarını, en doğru kaynaklarını bulsun. Düzenli olarak günde bir saatinizi ayırsanız 3 ayda harika yerlere gelebilirsiniz.”
Defne İncekara (1:05:22)
Başlarken bir konuyu da atlamayın. Şirketlerde veri gizliliğini çok konuşuyoruz ama evde aynı özeni göstermiyoruz. Röntgenlerimizi, reçetelerimizi yüklüyoruz. Kullandığınız her Yapay Zeka aracının veri gizliliği politikasını mutlaka okuyun.
Kısaca toparlarsam:
Sizi en çok yoran işi seçin.
Kurallarınızı araçtan bağımsız bir yerde tutun.
Skill’inizi kendiniz yazın ve her işten sonra geliştirin.
Onayları önce kendiniz verin, yetkiyi test ettikçe genişletin.
Danışmanınıza sizi eleştirmesini söyleyin.
Umut’a bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim. Bölümün tamamını izleyin ve Sonraki Adım kanalına abone olun. Umut ikinci bölüm için hangi konuları konuşmamızı istediğinizi yorumlarda soruyor, merak ettiklerinizi oraya yazabilirsiniz. Bu yöntemi kendi işinize uygulamak isterseniz kurm.ai’ye, ajanlara iş devretme denemelerimizi izlemek isterseniz Devrettik bölümlerine bakabilirsiniz.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.



