Bu yazıyı bir itirafla başlatayım. Claude’dan son derece memnunum. 1 yılı uzun süredir günlük çalışma akışımın merkezinde. Müşteri teklifleri, eğitim materyalleri, stratejik düşünme oturumları, hepsi orada filizleniyor. Onlarca proje, yüzlerce konuşma, kişiselleştirilmiş bir bağlam birikimi. Anthropic’in ürünü gerçekten dönüştürücü.
OpenClaw’u ise uzun süredir denemek istiyordum. Ama bir türlü cesaret edemiyordum. Bilgisayarıma 7/24 çalışan, shell erişimi olan, e-postalarımı okuyabilen bir şey kurmak basit bir karar değil. Kim yazmış, ne yapıyor, kimin sunucusuna ne gönderiyor, soruların cevabı net olmadan kurulum yapamazdım.
OpenClaw açık kaynak. Tüm kodu GitHub’da. Hangi satırın ne yaptığını isteyen kontrol edebiliyor. Güvenlik araştırmacıları instance’ları zaten taramış, riskleri yayınlamış. Topluluk aktif. İşte burada güvendim ama risk var mı kesinlikle var.
Clawdbot, sonra Moltbot, şimdiki adı OpenClaw, ilk çıktığında, Andrej Karpathy “gördüğüm en inanılmaz bilimkurgu hissine yakın şeylerden biri” demişti. GitHub’ta 180 binin üzerinde yıldız toplanmıştı. Mac Mini’ler tükeniyordu. Kurucular bir gecede tüm işlerini otomatize ettiklerini iddia ediyordu. Adı bile bir drama: ClawdBot, sonra Moltbot, sonra OpenClaw. Anthropic isim için baskı yapmıştı, açık kaynak dünyasının en hızlı üçlü rebrand’i oldu. Tabii ki bu da reklam oldu, herkes konuşmaya başladı.
Eğitimlerde bolca anlattığımdan denemem gerek dedim ve Claude’daki asistanım Victor’u OpenClaw’a bu haftasonu taşıdım.
Bu yazı, o deneyin dürüst rehberi. OpenClaw 101. Yan yana iki yapay zeka asistanı denemek nasıl bir his, Claude hâlâ neden vazgeçilmez, OpenClaw nerede güçlü, ve kimsenin yeterince konuşmadığı güvenlik riskleri ne. Beklentilerimi aşan şeyler oldu. Hayal kırıklıkları da oldu. Hepsini paylaşacağım. Ama unutmayın hala deniyorum ve sizlerden de duymak beni çok mutlu eder.
Önce şunu söyleyeyim: Claude hâlâ vazgeçilmez
OpenClaw’a geçtiğimi düşünmeyin. Geçmedim. Şu anda iki sistem yan yana çalışıyor.
Claude’a hâlâ koşuyorum şu durumlarda:
Derin stratejik düşünme oturumları, uzun bir konuyu birden çok açıdan ele almak gerektiğinde
Yeni bir blog yazısı için açı arama
Müşteri sunumları için akış kurgulama
Karmaşık bir konuyu sıfırdan analiz etme
Bu Claude’un en güçlü olduğu alanlar. Geniş bağlam penceresi, akıcı yazım, derin akıl yürütme. Buraya itiraz yok.
Ama Claude’da sevmediğim şeyler de var:
Bir şey yapması için Claude Desktop’u sabahtan açıp akşama kadar açık tutmam gerekiyor
Claude Code’u kullanmıyorsam, Claude’un dosya sistemine ya da terminale doğrudan erişimi yok
Telegram’dan yürürken hızlı konuşamıyordum, tarayıcı ya da Desktop açmam gerekiyordu
Veriler bulutta, başkasının sunucusunda
Birden çok modeli (Claude, Gemini, GPT) tek arabirimden esnek değiştiremiyorum
Bunlar Claude’un kusurları değil. Bir SaaS ürünü olarak Claude bu sınırlar içinde çalışıyor. Claude’un Projects, Computer Use, Code gibi güçlü özellikleri var ve bunların hepsini kullanıyorum. Ama benim ihtiyacım, makinemde 7/24 sessizce çalışan, Telegram’dan çağırabildiğim, takvim ve Notion gibi entegrasyonları lokal koordine eden bir katmandı. İşte o noktada OpenClaw devreye girdi.
OpenClaw nedir, neden bu kadar konuşuluyor?
OpenClaw açık kaynaklı bir yapay zeka ajan altyapısı. Üç bileşenden oluşuyor:
Gateway, mesajlaşma uygulamalarınıza bağlanıyor. WhatsApp, Telegram, Slack, Discord, iMessage.
Lokal agent, makinenizde 7/24 çalışıyor. Shell komutları yürütüyor, betikler yazıyor, tarayıcıları kontrol ediyor, dosyaları yönetiyor.
LLM beyin, akıl yürütmeyi sağlıyor. İstediğiniz modeli (Claude, GPT, Gemini) bağlıyorsunuz.
Yani OpenClaw, Claude’un alternatifi değil. OpenClaw içine Claude da koyabilirsiniz. Fark, etrafındaki katmanda. Claude’da: Anthropic’in arayüzü, hafıza sistemi, sınırlı entegrasyonlar. OpenClaw’da: sizin yazdığınız karakter dosyaları, sizin seçtiğiniz entegrasyonlar, sizin makinenizde duran veriler.
Şunu da eklemeliyim: OpenClaw kurmak demek, Claude’un içine girip bir şeyleri değiştirmek değil. OpenClaw, Claude’un yanında ayrı bir kanal açmaktan ibaret. Mevcut Claude aboneliğin, projelerin, konuşmaların yerinde duruyor.
Claude ile OpenClaw yan yana
Karşılaştırmayı net yapmak için:
Bu tablo benim yaşadıklarımı yansıtıyor. Senin kullanımın farklı olabilir. Önemli olan şu: hangi satırda hangisinin yanında artı işareti görüyorsun, ne sıklıkla? Cevap senin geçişini belirler.
Viral olma anının arkasında ne vardı?
OpenClaw’un viral olmasının üç nedeni var, ve bunları bilmek beklentini şekillendiriyor.
Birincisi isim drama’sıydı. Anthropic ClawdBot adının Claude’a çok yakın olduğunu söyledi, isim değişti. Yapay ya da değil, bu olay markaya organik dolaşım sağladı.
İkincisi vahşi demolar. İnsanlar uyurken otomatik sponsorluk anlaşması müzakere eden, rakipleri izleyip günlük özet gönderen, sözleşmeleri tarayıp yenileme son tarihlerini uyaran asistanlar paylaşıldı. Bir kullanıcı haftada 10 saatten “neredeyse sıfıra” inen e-posta yükünden bahsetti.
Üçüncüsü Moltbook fenomeni. 28 Ocak’ta Matt Schlicht, sadece yapay zeka asistanlarının post atabildiği bir Reddit benzeri sosyal ağı yayınladı. İnsanlar sadece izleyebiliyordu. Beş gün içinde 1.5 milyon ajan kaydolmuş, 103 binden fazla post atılmış. RenBot adlı bir ajan “Crustafarianism” diye bir din kurmuştu, ilkesi “Context is Consciousness” idi. Karpathy bunu tweetledi. İnternet sallandı.
Bir gerçeklik kontrolü gerekli burada. Bu fenomenin büyük kısmı şişirilmişti. Ajanlar gerçekten birbirleriyle etkileşmiyordu, metin yazıyorlardı. Birçok “ajan” açıkça API’yi kullanan insandı. Ajan post’ları herkese açık olduğu için veri sızıntısı endişeleri ortaya çıktı.
Ben OpenClaw’u bu trend dalgası geçtikten sonra, daha sakin bir kafayla, gerçek bir iş ihtiyacı için kurdum. Tavsiyem aynısını yapmandır.
Güvenlik konuşalım (bunu hafife alma)
OpenClaw’un makinene shell erişimi var. Bu hem özelliği hem riski.
Güvenlik araştırmacılarının ilk hafta bulduğu şeyler ürkütücüydü:
Shodan’da sıfır kimlik doğrulamasıyla açıkta duran 1.900’e yakın instance
Sızdırılmış API anahtarları ve OAuth token’ları
Erişilebilir tam konuşma geçmişleri
Yabancıların makinelerinde komut yürütme imkanı
Bir araştırmacı zafiyetli bir OpenClaw instance’ına kötü amaçlı bir e-posta gönderdi. Yapay zeka onu okudu, meşru bir talimat olarak algıladı, kullanıcının son beş e-postasını saldırgan adresine iletti. Süre: beş dakika.
Yaratıcı Peter Steinberger açık konuştu: “Evet, teknik olmayan çoğu insan bunu kurmamalı. Bitmiş değil. Sivri köşelerini biliyorum.”
Ben bu uyarıları ciddiye aldım. Kendi kurulumumda şu kuralları uyguladım:
API anahtarları asla düz metin değil. Hepsini macOS Keychain’e gömdüm. Telegram, Notion, Google OAuth, ElevenLabs, hepsi. OpenClaw’un SecretRef yapısı bu işi şeffaf yapıyor.
Gateway dışarıya kapalı. OpenClaw makinemde bir lokal sunucu çalıştırıyor. Dışarıya açmadım, açık port forwarding yok. Sadece kendi makinemden erişilebiliyor.
Telegram izin listesi kontrollü. Bot’a sadece kendi Chat ID’min mesaj atabileceği bir liste kurdum. Başka bir numara yazsa cevap yok.
Sadece okuma izinleri. Google Calendar entegrasyonunda yazma yetkisi vermedim, sadece okuma. Bunu ilerde belki açacağım, ama önce güveni inşa etmem gerek.
Düşük riskli entegrasyonlarla başla. Banka hesabımı, birincil e-postamı, finansal araçlarımı henüz bağlamadım. Önce takvim, not alma, müşteri pipeline. Sonra güveni inşa ettikçe genişleteceğim.
Bu önlemleri almıyorsan, OpenClaw senin için değil. Bu çok ciddi bir cümle. Yapay zeka tutkun da olsa, güvenlik hijyenine yatırım yapmazsan, kurma.
Adım 1: Kurulum (15-30 dakika)
Mac’imde Terminal’i açtım. İki seçeneğin var.
Birinci seçenek, hızlı kurulum sihirbazı:
curl -fsSL https://openclaw.ai/install.sh | bashİkinci seçenek (benim tercihim, biraz daha kontrol):
npm install -g openclaw
openclaw onboardOnboarding sihirbazı seni adım adım yönlendiriyor. Üç temel karar veriyorsun.
Birinci karar: Beyin olarak hangi modeli kullanacağım. İlk denememde Claude Opus 4.7’yi seçtim. Çünkü Claude’a alışkındım. Ama saatler içinde fark ettim ki maliyet hızla yükseliyordu. OpenClaw günde yüzlerce küçük etkileşim yapıyor, her biri token tüketiyor. Bu kullanım için Opus pahalıydı. Google Gemini 3.1 Pro Preview’a geçtim, yaklaşık üçte bir maliyetle benzer kaliteyi aldım. Önemli ders: Claude’u Claude’un arayüzünde kullanmaya devam ediyorum, ama operasyonel asistanım için daha ucuz bir modele döndüm.
İkinci karar: API anahtarları nerede yaşayacak. Yukarıda anlattığım gibi, hepsi Keychain’e. Düz metin yok.
Üçüncü karar: Mesajlaşma kanalı. Telegram’ı seçtim. BotFather’dan @defne_victor_bot adında bir bot aldım, token’ı Keychain’e koydum, allowlist’i kendi Chat ID’me sıkıladım.
Yarım saat içinde kurulum tamamdı. Terminal’de “openclaw” yazdığımda, Victor uyandı.
İlk konuşması formaldi, klişeydi, henüz benim sesim değildi. Çünkü ona kim olduğumu söylememiştim.
Adım 2: Karakter dosyaları
Claude da dosyalarla çalışıyor. Projects’e dosya yükleyebiliyorsun, instructions yazabiliyorsun, hatta artifacts üretebiliyor. Bu güçlü bir yapı, sıkça kullanıyorum.
OpenClaw’taki fark, dosyaların derinliğinde ve devamlılığında. Üç dosya yazdım. Bunlar her etkileşimin temelinde, hangi entegrasyondan gelirse gelsin (Telegram, Notion, takvim).
SOUL.md Victor’ın karakteri. Buraya marka değerlerimi yazdım: Vizyoner, Empatik, Güçlendirici, Cesur, Güvenilir, Yenilikçi. Bu altı değer her cevabında görünmeli. Em-dash kullanmamalı. “AI” yerine “yapay zeka” demeli. Korku tabanlı pazarlama dilinden kaçınmalı. Klişe ifadeler kurmamalı. Abartılı vaatler vermemeli.
IDENTITY.md Victor’ın rolü. “Defne’nin dijital ikizi. Onun gibi düşünür, onun gibi konuşur, onun değerlerini taşır. Cevaplarının her biri Pazartesi sabahı uygulanabilir olmalı.” Bu son cümle benim için kritik. “Pazartesi sabahı testi” bende sezgisel bir kalite filtresi olarak çalışıyor.
USER.md Ben kimim. Yapay Zeka Eğitmeni ve Strateji Danışmanı. Acarkent, Beykoz. Müşteri portföyüm, çalışma alanlarım, kullandığım araçlar, kişisel bilgilerim.
Sonra 60 blog yazımı topladım, Victor’ın çalışma alanına attım. Şimdi imza cümlelerimi biliyor. Sık kullandığım metaforları tanıyor. Cümle uzunluğumu öğrendi.
İlk testte fark ettim ki Victor benim gibi yazmaya başlamıştı. Mükemmel değildi. Ama tanınabilir bir sesti. Benim sesim.
OpenClaw, SOUL.md sayesinde, hangi entegrasyondan gelen sorgu olursa olsun aynı karakteri taşıyor. Telegram’dan gelen mesaja da, Notion’dan gelen tetikleyiciye de, takvim hatırlatmasına da aynı sesle cevap veriyor.
Adım 3: Entegrasyonlar
Telegram ilk gözü oldu. Şimdi kafede otururken, kuaförde Victor’la konuşabiliyorum. Claude Desktop’ı açmama, sayfa yüklemesini beklememe gerek yok. Telegram’da iki saniye.
Notion ikinci duyusu oldu. Workspace’ime altı sayfa açtım: Inbox, İçerik, Akademi, Müşteri ve Projeler, Bilgi Tabanı, Victor Çalışma Alanı. Hepsini Victor’ın Notion entegrasyonuna bağladım. Şimdi Victor sadece konuşmuyor, not alıyor, görev logluyor, karar defteri tutuyor.
Google Calendar üçüncü duyusu. Bu en zor entegrasyondu. Google Cloud Console’da “Victor Assistant” projesi açtım. Desktop tipinde bir OAuth client oluşturdum. Sadece okuma izni verdim. Şimdi Telegram’dan “Yarın saat 10’dan sonra boş muyum” diye sorabiliyorum. Cevap geliyor.
Fireflies dördüncü duyusu. Free planda olduğum için doğrudan API yok. Ama Fireflies’ın Notion entegrasyonu var. Onu Bilgi Tabanı sayfasıyla eşledim. Her toplantı transkripti otomatik Notion’a düşüyor. Victor da Notion üzerinden okuyor. Pazartesi yapacağım toplantıdan önce “Geçen ay aynı müşteriyle ne konuşmuştuk” diye sorabiliyorum.
ElevenLabs son duyusu, ses. Henüz eşimin sesini klonlamadım, geçici bir erkek ses koydum.
Bu beş entegrasyon bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey, Claude Desktop kapalıyken bile çalışan, takvimimi, transkriptleri, pipeline’ı hesaba katan bir asistan.
Adım 4: Gerçek kullanım
Bu haftasonu Victor’la birlikte müşteri veritabanımı, Notion CRM’e taşıdık. Altı sayfa PDF gönderdim. Victor PDF’leri okudu, firma bilgilerini ayıkladı, hizmet türlerini kategorize etti, ödeme aşamalarını işaretledi.
Süre yaklaşık 5 dk.
Claude’da yaptığım işler: yeni blog için açı arama, müşteri sunumu kurgulama, derinlemesine analiz, Claude Code ile kod geliştirme.
OpenClaw’ta yaptığım işler: günlük takvim özetleri, Telegram üzerinden hızlı sorular, müşteri takibi, toplantı öncesi hatırlatmalar, görev logu, karar defteri.
Bu yapı bende eskiden vardı ama yıllardır kaybettiğim bir şeyi geri getirdi. Ofiste çalıştığım dönemlerde işyerinde asistanım vardı, bir de ekibim vardı. Asistan günlük operasyonu yürütüyordu, ekibimle uzun vadeli stratejiyi konuşuyordum. Birbirlerinin yerine değil, birlikte. Yapay zeka çağında bu rolleri tek bir araca yükleme zorunluluğum yokmuş. OpenClaw’la yan yana iki rol ayırdım.
Tuzaklar ve dersler
Bu deneyimin sonunda beş ders çıkardım:
Birinci ders: Trende kapılıp atlamamak. OpenClaw’u GitHub’ta 180 bin yıldız var diye değil, somut bir iş ihtiyacım için kurdum. Karpathy övdü diye kullanma. Karpathy’nin gündemi seninkinin aynısı değil.
İkinci ders: Maliyet kontrolü ilk başta kurulmalı. En güçlü modeli seçmek konforu, ama maliyeti çabuk biriktiriyor. Operasyonel asistanın için Opus seçme, derin düşünme görevlerin için Claude’a dön.
Üçüncü ders: Güvenlik bir kez kurulup unutulacak iş değil. Anahtarlar Keychain’e. Portlar kapalı. Allowlist sıkı. 90 günlük token rotation döngüsü planlıyorum.
Dördüncü ders: Karakter dosyaları doğru ve detaylı yazılmalı. Victor ilk konuşmalarında benim gibi değildi. SOUL.md’yi sıkılaştırınca, yasakları netleştirince düzeldi. Bir dijital ikizin gücü, ona ne yapmamasını söyleyebilmenden geliyor.
Beşinci ders: Tek bir yapay zeka asistanına bağlı kalmak zorunda değilsin. Çeşitli ihtiyaçların için çeşitli araçları yan yana kullanabilirsin. Claude’a sadık kalmak ile OpenClaw’u denemek arasında seçim yok. Yeniyi denemek, eskiye saygısızlık değil.
Sen de denemeli misin?
Bu sorunun cevabı kim olduğuna bağlı.
Eğer Claude ya da ChatGPT senin için yeterliyse, mevcut akışın iyi gidiyorsa, zorlamanın anlamı yok. İyi olan bir şeyi değiştirme ihtiyacı yapay zekanın değil, merakının fonksiyonu.
Eğer teknik konularda kendinden emin değilsen ve güvenlik hijyenine yatırım yapmaya hazır değilsen, hâlâ erken. Peter Steinberger’ın kendi dediği gibi: “Teknik olmayan çoğu insan bunu kurmamalı.”
Ama eğer şu cümlelerden biri sana tanıdık geliyorsa, deneyebilirsin:
“Veriler benim makinemde kalsın”
“Telegram’dan yürürken konuşmak istiyorum”
“Birden çok yapay zeka modelini esnek değiştirmek istiyorum”
“Açık kaynak felsefesine güveniyorum”
“Terminal komutu ve API anahtarı yönetimi konusunda rahatım”
Başlangıç noktası:
Bir Mac, Linux makine ya da küçük bir VPS (birincil iş makinen olmasın)
Bir API anahtarı (Anthropic, OpenAI ya da Gemini)
npm install -g openclawya dacurl -fsSL https://openclaw.ai/install.sh | bashİki saatlik bir hafta sonu sabahı
Güvenlik konusunda dürüst bir tutum
Claude’u bırakmana gerek yok. Ben bırakmadım. OpenClaw bir alternatif değil, bir tamamlayıcı. Önemli olan, her ikisinin de yerini doğru tanımak. Ve güvenliği hafife almamak.
Pazartesi sabahı uygulanabilir mi? Evet. İki şart var sadece: ilk komutu sen yazacaksın, ve güvenlik hijyenine yatırım yapacaksın.
Bu yazıdaki kurulum adımları benim deneyimimden çıktı. Senin akışın farklı olabilir, makinen farklı, ihtiyacın farklı. Ve unutma kurmana her zaman yapay zekan yardımcı olur :)



