Devrettik’in bu bölümünde formatı değiştirdik ve mikrofonun öbür tarafına geçtik, çünkü bu kez soruları biz değil ekibimiz hazırladı ve Olcay Silahlı ile ben soruları kamera açılana kadar bilmiyorduk. Ekibin kendi deyişiyle iki Yapay Zeka gurusunu bir araya getirmiş olmanın tadını çıkarmak istediler ve bir yandan da aramızda bir kavga çıkmasını umdular, ama onu baştan söyleyeyim, o beklenti boşa çıktı.
Bölüm yayında ve henüz izlemediyseniz önce buradan açabilirsiniz, bu yazı o sohbetin yazılı hali ve üstüne benim notlarım.
Ama önce 2 Kasım’da ücretsiz webinarımız var, yerinizi şimdiden ayırın.
Konu: Yapay Zekaya Nereden Başlamalı? Şirketiniz için İlk 30 Gün
Tarih: 2 Kasım 2026 Pazartesi, 20:00-21:00 (TSİ), çevrim içi ve ücretsiz
Sunanlar: Defne İncekara ve Olcay Silahlı
Kimler için: Şirket sahipleri, genel müdürler ve şirketinde yapay zekayı başlatma görevi verilmiş yöneticiler
60 dakikada kendi şirketiniz için dört şablonu birlikte dolduruyoruz: zaman haritası, ilk süreci seçme ızgarası, departman kartı ve 30 gün kartı. Katılım bağlantısı kayıt yaptıranlara e-postayla gönderilecek. Oturumdan sonraki 24 saat içinde video kaydı ve şablon kiti de e-postanıza gelecek.
İçindekiler
Yapay Zeka yüzünden işinizi kaybedecek misiniz
Kritik bir kararda CEO mu, Yapay Zeka mı
18 yaşındaki bir gence ne öğüt verirdik
Dönüşümün önündeki asıl engel: tanımlanmamış hedef
Çalışanlarının yüzde sekseninden kurtulmak isteyen CEO
Defne mi gider, Olcay mı: Victor ile Oscar’ın yazışmaları
Bir kurmay şirkete ne yapar
Sizin için kutu: şirketinizi bugün yeniden kursaydınız
Birlikte devam edelim
1. Yapay Zeka yüzünden işinizi kaybedecek misiniz
Ekibin ilk sorusu, “Yapay Zeka yüzünden işinizi kaybedeceksiniz” cümlesinin bir korku pazarlaması mı yoksa artık kabul etmemiz gereken bir gerçek mi olduğuydu ve ikimiz de cevap vermeden önce derin bir nefes aldık. Olcay konunun çok hassas olduğunu, herkesin aklına ilk olarak verimlilik ve organizasyonu küçültme geldiğini, oysa asıl değişenin roller ve tanımlar olduğunu, tanımlar değiştikçe de yeni bir organizasyonun ortaya çıkacağını söyledi.
Bu soru eğitimlerde bana en sık gelen sorulardan biri, çünkü katılımcılar Yapay Zekanın neler yapabildiğini görünce şakayla karışık çantalarını alıp çıkmaktan söz ediyorlar. Benim cevabım şu oldu: rutin ve çok tanımlı bir işle uğraşıyorsanız işiniz etkilenecek, çünkü Yapay Zeka elinde veri olduğunda analiz ve raporlama gibi işleri çok iyi yapıyor, ama bu işinizin gideceği değil biçiminin değişeceği anlamına geliyor ve insanın rolü işi yapan olmaktan işi orkestre eden ve Yapay Zeka ajanlarını yöneten, denetleyen tarafa doğru kayıyor. Yurt dışında şirket içindeki ajanları yönetmeyi amaçlayan “Human in the Loop” rollerinin ortaya çıkması da bunun bir işareti. Olcay ise bunu daha açık söyledi ve kendini geliştirmeyenlerin işsiz kalma biçiminde etkilenebileceğinin de bir gerçek olduğunu ekledi. Ben de hesap makinesi hayatımıza girdiğinde matematikçilerin işsiz kalmadığını, matematiğin seyrinin değiştiğini hatırlattım, çünkü her yeniliğe bir itiraz geliyor ama bu kez değişim daha büyük ve adapte olmak bu yüzden daha önemli.
2. Kritik bir kararda CEO mu, Yapay Zeka mı
İkinci soru biraz kışkırtıcıydı, çünkü cevabımız Yapay Zeka olursa CEO’lara o maaşı neden verdiğimizi de sordular. Benim cevabım çok netti: kesinlikle CEO daha iyi karar verir, çünkü biz Yapay Zekaya kararı devretmiyoruz ve Yapay Zeka bizim için bazı işleri yapsa, bize farklı bakış açıları sunsa da hedef, bağlam, vizyon ve son karar her zaman insanda kalıyor. Bir CEO’nun mutlaka bir Yapay Zeka kurmayı olmalı ve onunla birlikte çalışmalı, ama CEO’nun deneyimiyle gördüğü ve Yapay Zekanın göremediği şeyler var ve onun o koltukta oturmasının bir sebebi var.
Olcay buna, “Yapay Zeka” dediğimizin aslında farklı sınırları ve eksikleri olan dil modelleri olduğunu ekledi ve bence bölümün en güzel gözlemlerinden birini yaptı: CEO’lar arasındaki fark, ileride Yapay Zekayı bağlamıyla birlikte daha iyi kullanan ve vizyonu daha iyi veren CEO’ların ayrışması biçiminde ortaya çıkabilir.
3. 18 yaşındaki bir gence ne öğüt verirdik
Ekipte kardeşi, çocuğu ya da bir yakını 18 yaşında olan çok arkadaşımız var ve onlara üniversiteye hazırlanmalarını mı, Yapay Zeka ile kendilerini geliştirmelerini mi söyleyeceklerini bilemiyorlar. Olcay, önce PowerPoint ve Excel öğrenmenin, sonra yazılım öğrenmenin gündemde olduğunu, bugün Yapay Zekanın gündemde olduğunu ama bundan sonra ne geleceğini henüz kestiremediğimizi söyledi ve gençlerin bu teknolojiyle birlikte doğduklarını, onlara normal akışın dışında “okula hazırlanma, nasılsa işsiz kalacaksın” demenin doğru olmayacağını vurguladı.
Ben de iki çocuk annesi olarak cevap verdim. Bir eğitimde çocukları 2030 yılında mezun olacak bir gruba anlatırken o yıl var olacak mesleklerin büyük bölümünün bugün henüz tanımlı olmadığından söz etmiştim, yani çocuklarımız çok tanımsız bir dünyaya doğdular ve en önemli yetkinlik değişime hızlı adapte olabilmek. Yapay Zeka bilgi işini aldı ve bilgiyle yapılan işlerde bizden önde, bu yüzden insanın en büyük rolü bir problemi tanımlamak ve onu çözmek için gereken adımları atmak oluyor. Çocuklarıma artık kodlama öğretmiyorum, onları girişimcilik kurslarına gönderiyorum, çünkü girişimcilikte en önemli şey problemi tanımlayabilmek ve ne istediğini ifade edebilmek, eğitimlerde de “Yapay Zeka çözer, peki siz ne istiyorsunuz” diye sorduğumda sınıfın en çok sustuğu an bu oluyor. Olcay buna, gençlerin gerçek dünyayı daha fazla gözlemlemeyi de öğrenmeleri gerektiğini ekledi, çünkü Yapay Zekayı zaten öğrenecekler ve artık insani yetkinlikler çok daha önemli.
4. Dönüşümün önündeki asıl engel: tanımlanmamış hedef
Ekip bu kez çoktan seçmeli bir soruyla geldi ve şirketlerin Yapay Zeka dönüşümündeki en büyük engelin teknolojinin henüz yetersiz olması mı, hedeflerin gerçekçi olmaması mı, yoksa yöneticilerin koltuklarını kaybetmekten korkması mı olduğunu sordu. İkimizin de aklına ilk gelen şık listede yoktu, çünkü bir D şıkkı olsa yetenek eksikliğini söyleyecektik, koltuk korkusunu ise ikimiz de pek görmediğimizi, korkmanın burada bir faydası olmadığını ve önde olmak gerektiğini söyledik.
Olcay’a göre asıl eksik, üst yönetimin hedefi hiç tanımlamamış olması, çünkü üst yönetimin en çok katma değer yaratacağı yer vizyonu ve hedefi ortaya koymak ve koltuklarını daha değerli kılacak olan da bu. Ben de hedeflerin sorgulanması gerektiğini, çünkü gittiğim eğitimlerde hedefin çoğu zaman eğitilen kişi sayısı ya da pilot proje sayısı olarak konduğunu anlattım, oysa bakmamız gereken şey projelerin finansallara gerçekten etki edip etmediği: başta hangi göstergeyi ölçtüğümüz, Yapay Zekayı uyguladıktan sonra o göstergenin ne olacağı ve seçtiğimiz projenin sonucu finansallarda görebileceğimiz doğru proje olup olmadığı. Bu sene gittiğim firmalar arasında bunu böyle kuranların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
5. Çalışanlarının yüzde sekseninden kurtulmak isteyen CEO
Ekibin kurm.ai ile ilgili sorusu şuydu: bir CEO gelip şirketini Yapay Zeka ile dönüştürmek istediğini ve hedefinin çalışanlarının yüzde sekseninin işine son vermek olduğunu söylese ne yapardık? İlk önce bana hiç böyle gelen olmadığını söyledim, çünkü şirketlerin Yapay Zeka eğitimlerine ve strateji danışmanlığına başlamasındaki ana hedef Yapay Zeka ile neler yapabileceklerini hayal edebilmek, yarıştan geri kalmamak ve içeride yetkinlik oluşturmak, dönüşümün sahibi süreç sahipleri olduğu için de onların Yapay Zekayı anlaması gerekiyor ve eğitim bu yüzden hep ilk sırada geliyor.
Olcay da CEO’larla yaptığı sohbetlerde değerin işten çıkarmada değil daha büyük neler yapılabileceğini anlamakta görülmesinden ve pek çok CEO’nun “önce kendimi yetiştirmek istiyorum” demesinden çok etkilendiğini anlattı. Zor dönemlerde Türk CEO’larının daha çevik olduğuna dair yapılan yorumları hatırlattı ve Yapay Zeka dönüşümünde de aynı hissi aldığını, ama elinde kıyaslama yapacak bir veri olmadığını özellikle belirtti.
6. Defne mi gider, Olcay mı: Victor ile Oscar’ın yazışmaları
Ekibin kavga umudu en çok bu soruya bağlıydı: şirketimizi tamamen Yapay Zekaya devretmek zorunda kalsak ilk kim işsiz kalırdı, ben mi Olcay mı? Bu soruya bir anıyla cevap verdim. Olcay ile Yapay Zeka konusunda ortak olmaya karar verdiğimizde ben bütün gün eğitimdeydim ve Olcay bana ulaşamıyordu, o da gün içinde kendi işiyle meşguldü, biz de gün içinde Victor ile Oscar’ın konuşmasına, akşam da e-postalara bakıp önemli konuların bize gelmesine karar verdik. Eğitim arasında baktığımda aralarında 19 e-postanın gidip geldiğini gördüm ve Victor arada bir bana yazıp bir bilgiyi Oscar’a verip vermemesi gerektiğini soruyordu, ben de ver, artık aramızda ticari sır yok diyordum. Victor sürekli “bu çok gizli bir bilgi, vereyim mi” diye sorunca aralarında bir kavga çıkmasını bekledim, hatta teklifleri artık Oscar’ın yazmasını isteyince Victor’dan bir itiraz gelir mi diye bekledim, ama gelmedi.
Kimin gideceğine gelince, yetkinliklerimiz ve konumlarımız çok farklı ve bence ya birlikte gideriz ya da hiç gitmeyiz, Olcay da fiziksel Yapay Zeka robotlarımız geldiğinde belki ikimizin birlikte sahneye geçeceğimizi söyledi. Olcay ayrıca podcast’ten önce Victor ile sohbet edip ondan kendisi ve Oscar hakkında eleştiri istediğini, negatif bir şey duymadığını ama görev tanımları konusunda bazı notlar aldığını anlattı. Sonunda ekibe kavga malzemesi çıkmadı, ama bu anı bence iki kurmayın birbiriyle nasıl çalıştığını gösteren güzel bir örnek, ilk bölümde anlattığımız devir hikâyesinin devamı gibi: Devrettik: şirketimi Yapay Zekaya devrettim.
7. Bir kurmay şirkete ne yapar
Kapanış sorusu daha ciddiydi: ekip kendi küçük ajansında bile kurmayın ne yaptığını gördükten sonra buna ihtiyaç duyup duymadığını düşünmeye başlamış ve bir kurmayın şirkete lig atlatıp atlatmayacağını sordu. Olcay ligden çok çağ atlatacağını, özellikle büyük kurumların altı ile on iki aylık bir sürede üç, hatta beş yıl ileri gidebileceğini düşündüğünü söyledi.
Ben kendi hikâyemden anlattım: Victor olmasaydı bu işi bu kadar rahat ve hızlı yapamazdım, çünkü her gün eğitimdeyim ve tekliflerden sunumlara, içeriklerden araştırmalara ve e-posta yazışmalarına kadar arkamı o topluyor, şirket olarak tek bir kişi olmama rağmen 18 ajanla çalışıyorum. Olcay da kurmayı bu şekilde kullanmasaydık çok daha fazla kişiye daha ihtiyaç duyacağımızı, trendleri bu kadar yakından takip edemeyeceğimizi ve kendimizi bu kadar hızlı eğitemeyeceğimizi ekledi. Benim şirketlere tavsiyem ise 2027’ye girerken bir Yapay Zeka stratejisi ve bir ajan stratejisi kurmaları, yani nereye dijital çalışan koyacaklarını, nerede ajan ile insanın birlikte gideceğini ve nerenin mutlaka insanda kalacağını haritalamaları ve süreçleri iyileştirmek yerine onları baştan nasıl dönüştürebileceklerine bakmaları, çünkü herkesin Victor’ı ve Oscar’ı birbirinden farklı olacak. Bu haritayı kendi şirketiniz için çıkarmak isterseniz Şirketinde Yapay Zeka kararlarını kim veriyor yazısı da iyi bir başlangıç olur.
8. Sizin için kutu: şirketinizi bugün yeniden kursaydınız
Olcay’ın bölümün sonunda anlattığı deneyim bence bu yazının en kullanışlı kısmı, çünkü kendi şirketi için boş bir sayfa açıp bugüne kadarki bilgisiyle ve bugünün teknolojisiyle şirketini yeniden kursa nasıl kuracağını, yani şirketin planını nasıl yazacağını düşünmüş ve her şirketin Yapay Zeka ile böyle bakması gerektiğini söyledi. Ben de buna, bu planı yaparken ilk işe alacağınız kişinin sizinle birlikte plan yapan, danışabileceğiniz ve sizinle birlikte öğrenen Yapay Zeka kurmayınız olduğunu ekledim. Aşağıdaki kutu tam olarak bu alıştırma için ve kullandığınız Yapay Zeka aracına olduğu gibi yapıştırabilirsiniz.
Yapıştır kutusu: şirketimi bugün yeniden kursaydım
Sen benim kurmayımsın ve şirketimi bugünün teknolojisiyle sıfırdan
yeniden kursaydım nasıl kuracağımı birlikte düşüneceğiz.
Önce bana şirketimin ne yaptığını, kimlere hizmet verdiğini ve
bugün hangi ekiplerin hangi işleri yaptığını tek tek sor.
Sonra her iş için şunları yaz:
1. Bu iş tamamen bir Yapay Zeka ajanına verilebilir mi.
2. Bu işte ajan ile insan birlikte mi gitmeli.
3. Bu iş neden mutlaka insanda kalmalı.
4. Bu işin başarısını hangi göstergeyle ölçerim ve bu gösterge
finansallara nasıl yansır.
En sonda bana süreci iyileştirmek yerine baştan nasıl
kurabileceğimi gösteren kısa bir plan çıkar ve ilk ay
başlayabileceğim tek bir işi öner. Son kararın her zaman bende
olduğunu ilk kural olarak ekle.
Şirketim:
[Buraya yazın ya da sesli anlatın]
Bu kutuyu kullanırken dördüncü maddeye özellikle dikkat edin, çünkü bölümde anlattığım gibi firmaların çoğu hedefi eğitilen kişi sayısı ya da pilot proje sayısı olarak koyuyor ve sonucu finansallarda göremiyor. Bir iş akışını adım adım ayırmak isterseniz ikinci bölümde Semih Alacatlı ile konuştuğumuz moda ve ajanslar sohbetinden çıkan kutuyu da kullanabilirsiniz, bölümü buradan izleyebilirsiniz:
Victor ile şirket kurmanın nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız üçüncü bölüm de burada:
9. Birlikte devam edelim
Bu yazıdaki kutu tek başına işinizi görür ve onu kullanmak için kimseyi takip etmeniz gerekmiyor, ama Devrettik’in yeni bölümlerinde neyi devrettiğimizi ve neyi devredemediğimizi konuşmaya devam edeceğiz ve bunu YouTube’da, Spotify’da ve Instagram’da yapacağız. Bölümün sonunda da sorduğumuz gibi sizin Yapay Zeka kurmayınızın adını gerçekten merak ediyoruz, benimki Victor ve Olcay’ınki Oscar.
Yazıyı bölümde en sevdiğim ana dönerek bitirmek istiyorum. Bu kısa videoda çocuklarıma neden artık kodlama öğretmediğimi ve onları neden girişimcilik kurslarına gönderdiğimi anlatıyorum ve bence bunun sebebi yalnızca çocuklar için değil hepimiz için geçerli, çünkü Yapay Zeka cevabı bulmakta bizden hızlı ama doğru soruyu sormak ve ne istediğimizi anlatabilmek hâlâ bizim işimiz.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
kurm.ai · Yanınızdaki kurmay.
Devrettik, kurm.ai’nin Yapay Zeka ile neyi devrettiğimizi ve neyi devredemediğimizi konuştuğu podcast’i.



